"Sayın Erdoğan'ın seçilmesi mümkün değil"

GERİ DÖN

TV Programları

"Sayın Erdoğan'ın seçilmesi mümkün değil"

Genel Başkanımız sayın Meral Akşener, 2 Temmuz Cuma günü Habertürk TV'de Hülya Hökenek ile Enine Boyuna programında Kürşad Oğuz, Muharrem Sarıkaya ve Nihal Bengisu Karaca’nın sorularını yanıtladı.

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak ’ta yaşanan olayın sorulması üzerine Genel Başkanımız sayın Meral Akşener; “28 yıl evvel üniversitede hocaydım. Bir gazetede haftalık yazı yazıyordum. 'Orada hepimiz birlikte yandık' başlıklı bir yazı yazmıştım. Keşke o hadiselerin tekrarlanmaması için yeni nesillere anlatabilseydik. Müştereklerin çoğaltıldığı bir rejimdir demokrasi. Yıllarca böyle anlattım ben üniversitedeki derslerimde. Hakikaten kötü bir şeydi. Tekrarlanmamasını umut ediyorum.” dedi.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını değerlendiren Genel Başkanımız, İstanbul Sözleşmesi’nin ister muhafazakâr ister seküler Türkiye’de birçok kadının kendini güvence altında hissetmesini sağlayan bir kavram olduğunu belirtti. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması nedeniyle Türkiye’de kadınların kendilerini yalnız hissedeceğini ifade eden Genel Başkanımız, İstanbul Sözleşmesi’nin tekabül ettiği alanın çok geniş olduğunu, sadece kadına şiddet üzerinden yorumlamanın yetersiz kalacağını dile getirdi. Danıştay’a kişisel olarak da başvuruda bulunduğunu aktaran Genel Başkanımız, sayın Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi ile ilgili verdiği kararla kendi ayağına sıktığını vurguladı. Hukuki sürecin takip edilmesi için talimat verdiğini ifade eden Genel Başkanımız sayın Meral Akşener; “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır! demeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Genel Başkanımız sayın Meral Akşener, milletimizin öncelikli sorunun ekonomi ve adalet olduğunu söyledi. Kanal İstanbul projesinin doğa katliamının dışında ekonomiye de hiçbir katkısının olmadığını aktaran Genel Başkanımız Kanal İstanbul’un İstanbullulara değil, sadece müteahhitlere faydası olacağını sözlerine ekledi. İstanbulluların projeye rıza göstermediğini belirten Genel Başkanımız, sayın Erdoğan’a referandum çağrısında bulundu. Aksi hâlde yüklenici firmalara “Tiksindici Borç Doktrini” uyarınca ödeme yapılmayacağını belirtti.

Paramount Otel'in sahibi Atilla Uras'ın kızı Yasemin Victoria Uras’ın açıklamalarını dikkatle takip ettiğini ifade eden Genel Başkanımız ne Osmanlı döneminde ne de Cumhuriyet döneminde böyle bir olay yaşanmadığını hatırlattı. Yaşanan olayı; “Tapunun delinmesi” olarak adlandıran Genel Başkanımız, bu olayın korkutucu olduğunu, tapu hakkının üzerine çökülme gibi hadisenin daha önce yaşanmadığını belirtti.

Zonguldak’ta esnaf ziyareti sırasında yanına gelen kadının anlattıklarını aktaran Genel Başkanımız sayın Meral Akşener, eşi öldükten sonra eşinin ailesinin kadınla ilgili rapor aldıklarını, kadına ait maaşa ve eve el koyduklarını, kadının sokakta kaldığını belirterek; “Tapunun delinmesi her şeyin sorgulanması anlamına gelir. Silah zoruyla tapuyu elinizden alamazlar. Ama hâkim ayarlanırsa alınır. Bu bilek gücüyle, silah gücüyle günlük hayatta olmaz. Tapu delinmesi hiçbir dönemde olmamıştır.” şeklinde konuştu.

Muhalefet partilerinin ortak noktasının Türkiye’yi her alanda kötüye götüren mevcut sistemin değiştirilmesi üzerine olduğunu sözlerine ekleyen Genel Başkanımız, şahsi görüşünün Cumhurbaşkanlığı seçimlerine tek adayla gidilmesi yönünde olduğunu ifade etti. 

Genel Başkanımız sayın Meral Akşener, sayın Erdoğan’ın seçimlerde HDP’ye ihtiyaç duyması durumunda bir dakika bile düşünmeden el sıkışacağını vurgularken, aynı zamanda sayın Erdoğan’ın seçim döneminde kendi partisine oy vermeyen herkesi terörist ilan ettiğini hatırlattı.

İktidar kanadının yanında olunmadığında Türkiye’de her şey olunabileceğini ifade eden Genel Başkanımız sayın Meral Akşener, siyaset dilinin çirkinleştiğini söyledi. Kürt seçmenin kimsenin marabası olmadığını sözlerine ekleyen Genel Başkanımız bugün HDP’ye oy verenlerin, yarın başka bir siyasi partiye oy verebileceğini ifade ederek Türkiye’de Türk’ün de Kürt’ün de nefes alması gerektiğini söyledi.

Genel Başkanımız sayın Meral Akşener, sayın Erdoğan’ın tekrar seçilmeyi istediğini ancak bir daha seçilemeyeceğini sözlerine ekledi. Sayın Erdoğan’ın artık Türkiye’den haberi olmadığını sözlerine ekleyen Genel Başkanımız; “Sayın Erdoğan seçilmek istiyor. Ama seçilmesi mümkün değil.  Gerçekten Türkiye'den haberi yok. Eskiden sayın Erdoğan'ın Üsküdar'daki evinin kapısını insanlar çalabilirdi. Bugün sarayında hangi ikamette oturduğuna dair kimsenin bilgisi yok. Hatta daha ileri gideyim. AK Partili milletvekillerinin, bakanların bile kapısı çalınamaz. Sayın Erdoğan seçilemeyecek.” diye konuştu.

Ülkemizin gerçek potansiyelini ortaya koyacak nakitsiz topluma dayalı yeni bir ekosistem olan Artagan projesine de değinen Genel Başkanımız, Artagan’ın kelime anlamının bolluk, bereket olduğunu aktardı. Artagan’ın ekonomide ve ticari ilişkilerde getireceği dijital dönüşüm ile birlikte nakit kullanımını ortadan kaldırarak ülkemizi temiz siyaset, temiz ticaret ve temiz toplum ile tanıştıracağını açıklayan Genel Başkanımız sayın Meral Akşener, projenin Türkiye'ye 300 milyar lira kaynak sağlayacağını kaydederek; "Adı gibi memleketimizi bolluk ve berekete kavuşturma yolunda çok önemli bir kilometre taşıdır." diye konuştu.

Suriye’nin iç işlerine karışılmaması gerektiğini sözlerine ekleyen Genel Başkanımız, sayın Erdoğan’ın ve ülkeyi yönetenlerin yaşananlarda sorumluluğu olduğunu kaydetti. Suriye yönetimiyle konuşulması gerektiğini belirten Genel Başkanımız, Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri için girişimde bulunulmasının zorunlu olduğunu ekledi.

sayın Erdoğan’ın Afganistan’a Mehmetçik gönderileceği yönünde açıklamalarına tepki gösteren Genel Başkanımız askerlerimizin orada muharip güç olmadığını, Afganistan ile uzun yıllara dayanan ilişkimiz olduğunu bildirdi. Ak Parti iktidarının ve sayın Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden ile ilişkileri geliştirmek adına Afganistan’a asker göndermek istediklerini sözlerine ekleyen Genel Başkanımız sayın Meral Akşener bunun doğru olmayacağını vurguladı.